1 Mart 2014 Cumartesi

hayal edilen bacaklara kavuşun!


Vücudumuzun diğer bölgelerinde olduğu gibi bacak bölgesindeki istenmeyen görüntü ve deformasyonlarda kişiler için problem olabilmektedir. Gerek kadın gerek erkeklerde bacak ve baldır bölgesi oranları, genel vücut algımızda oldukça önemli bir yer tutar. Kadınlar uzun, simetrik düzgün ve yeterli dolgunlukta etkileyici bir bacak arzu ederken, erkekler ise kaslı bacaklar istiyor. Etek boyları kısaldıkça kadınların bacaklarına verdikleri önem artmaya başladı. Kadınların iş ve günlük hayatlarında bu bölgeyi açıkta bırakan kıyafetler giyme gereksinimi, onları bu konuda  daha hassas kılmaktadır.   
 
Konuyla ilgili bilgi veren Estetik Cerrahı Op. Dr. Hasan Fındık; Günümüzde bacak estetiği konusunda teknikler, yöntemler ve uygulamalar çok gelişti. Bacaklardaki problemler; bacağın aşırı ince veya aşırı kalın ve yağlı olması, eğrilikler, diz yanlarında ve ayak bileklerinde aşırı yağ birikimi Parantez bacak görünümü, bacağın ince ya da kalın olması ve asimetrik bacak görünümüdür. Bu sorunlar düzenli spor, bilinçli beslenme ile çözülebilecek problemler olmayıp genellikle genetik miras sonucu ortaya çıkar.  Bu gibi durumlarda çeşitli kombine yapılan estetik işlemler ile bacaklar istenen forma ve estetiğe ulaştırılabilir. Vücuttaki simetriyi ve ahengi sağlayarak estetik bir görünüm sağlanması esas amaçtır. ‘’dedi.
 
Bacak asimetrileri, bacak çarpıklıkları ve şekil bozukluklarından 30 dakikalık işlemle kurtulabilirsiniz
 
Estetik Cerrahı Op. Dr Hasan Fındık bacak asimetrileri, bacak çarpıklıkları ve şekil bozukluklarından kurtulmanın 30 dk lık bir işlemle mümkün olduğunu belirtti. Konuyla ilgili bilgi veren Op. Dr. Hasan Fındık; Bacak estetiğinde amaç bacakları estetik, görsel, uyumlu ve çekici hale getirmektir. Bacak şeklini vücuda uygun ve güzel bir yapıya ulaştırmak için temel olarak uygulanan yöntemler bacağa doku enjeksiyonları yapılması ve/veya bacak silikonu uygulanması şeklinde gerçekleştirilebilir. Bu amaçla fazla olan bölgelerden yağ dokusu alınır, eksik bölgelere eklenir. Bacağı şekillendirmek için eksik alanlara eklemelerde öncelikli tercihimiz genelde yağ greftidir. Yağ grefti liposuctionla vücuttan alınan yağ dokusunun özel bir işlemden geçtikten sonra tekrar vücudun eksik alanlarına verilmesidir. Yağ grefti uygun olmadığı koşullarda ise silikon protezler ya da dolgu maddeleri de kullanılabiliyor. Bu işlemler steril ameliyat ortamlarında gerçekleştirilmelidir. Doku enjeksiyonları lokal anestezi altında da gerçekleştirilebilir ama bacak silikonu için; hastanın isteğine bağlı olarak genel anestezi veya belden yapılacak anestezi teknikleri uygulanabilir. Bacak estetiği uygulanmasını isteyen meslek grupları içerisinde iş kadınları ve mankenler başı çekmektedir. Bacak şekillendirme estetiği kolaylıkla ve zaman harcamadan yapılabilir ve istenin bacak güzelliğine kadınlar kavuşabilir diyerek 30 dk da istenen bacaklara kavuşmak mümkün dedi.
 
Read more ...

Güzellik Vitaminleri

Cilt yaşlanmasını yavaşlatan ve kırışıklıkların oluşumunu önleyici güzellik vitaminleri
Güzel ve kırışıksız sağlıklı bir cildin sırrı, her şeyden önce doğru, dengeli bir beslenme ile belirlenmiştir. Vitaminler cilt yaşlanmasını yavaşlattığı, kırışık oluşumunu önlediği ve faydaları olduğu kanıtlanmıştır.
Günlük vitamin ihtiyacını besinlerle karşıladığımız gibi, cildimize de ihtiyacı olan vitamin içerikli ürünleri vermemiz gerekiyor. Artık günümüzde, nemlendirici, bakım kremi ve serumların içeriğinde, cilt sağlığına faydalı kırışık oluşumunu önleyici, cilt yaşlanmasını yavaşlatan vitaminler kullanılıyor.
Ancak dikkat edilmesi gereken kurallar var. Vitamin içerikli ürünleri kullanan kişilerin, hangi vitamin’ in cildine yarar sağladığını bilmesi gerekiyor. Örneğin cilt yaşlanmasını yavaşlatan mı, kırışık oluşumunu önleyen mi veya cilt yağlanmasını azaltan sivilce akne oluşumunu önleyici mi? Seçilecek ürünün cilt sorununa yönelik doğru olması çok önemlidir.
Hangi vitaminler cilt yaşlanmasını ve kırışıkların oluşumunu önlüyor
C vitamini en etkili Anti - Aging klasiğidir.
C vitaminin cilde faydaları: C vitamini serbest radikallerle savaşarak hem cildin gençleşmesine katkı sağlıyor hem de cilde nem veriyor. Ayrıca kolajen sentezini arttırıyor. Ürün içerikli yüzeysel kullanıldığında ince çizgi ve kırışıklıkları önleyerek gideriyor. Cildin pigment ve yaşlılık lekelerinin rengini açıyor.
Besinlerde vitamin C: Besin olarak sindirim yoluyla tüketildiğinde cilt ve vücut sağlığında için son derece önem taşıyor. C vitamini içerikli gıdalar bol miktarda sebze ve meyvede bulunur. Özellikle kivi, greyfurt, çilek, portakal, limon, mandalina, maydonoz, brokoli, kiraz, biber, domates ve kuşburnu gibi besinlerde bol miktarda bulunur. Örneğin 100gr. Kivi de, 90mg. C vitamini ihtiyacını karşılıyor.
Kırışıklıklara karşı E vitamini
E vitaminin cilde faydaları: E vitamini antioksidan olmasıyla foto - yaşlanma ve UV sonrası ciltteki hasarı önlüyor. Cildin nem tutma kabiliyetini yükseltiyor ve yumuşaklığını sağlıyor. Dış etkenlere karşı koruyucu bariyer tabakası oluşturarak kuvvetlendiriyor.
Besinlerde E vitamini: Zeytinyağı, balıkyağı, fındık, ceviz, tahıllar, yeşil sebzelerde ıspanak, kabak, lahana, marul, deniz ürünlerinde ton balığı, sardalya, yumurta sarısı gibi besinler E vitamini kaynağıdır. Günlük bir avuç fındık, ceviz tüketirseniz E vitamin ihtiyacını karşılamış olursunuz.
Hücre yenilenmesini sağlayan vitamin B 3 ve B 9
B 3 ve B 9 vitaminlerinin cilde faydaları: Bu vitaminler cildin yenilenmesi ve hücre bölünmesini koruyucu özelliğini taşır. Vitamin B 3 cildin nem tutma kabiliyetini korur ve tekrar yağ tabakası oluşturarak kırışık oluşumunu önler. Vitamin B 9 hücre yenilenme özelliğini harekete geçirir.
Besinlerde B 3 ve B 9: B 3 yoğun olarak kırmızı et ve balıkta bulunur. B 9 ise yeşil yapraklı sebzelerde, kuru yemiş fıstık, badem, fındık ve narenciyelerde bol miktarda bulunur.
Vitamin A yaşlanma sürecini yavaşlatır
Vitamin A nın cilde faydaları: Vitamin A cilt için önemli vitamindir. Atrofik olgun ciltlerde sertleşmeyi yumuşatır ve elastikiyetini kaybetmiş cilt dokusunu kuvvetlendirir. Cildin doğal kolajen üretimini destekler ve özellikle A vitamini cildi gençleştirici, cilt kırışıklığı, lekeleri yok edici özelliğe sahiptir.
A vitamini cilde doğrudan uygulanarak kırışık veya güneşe fazla maruz kalmaktan oluşabilecek cilt sorunlarına yönelik kullanılır. Vitamin A kür şeklinde uygulanır. Temiz cilde “ Pure Vitamin A Power Serum ” sabah ve akşam uygulanır. Haftada bir vitamin A mask “ Pur Energy Mask ” ile cilde masaj yaparak uygulanır ve maske 20 dakika bekletilir daha sonra fazlalığı kağıt mendille yüze hafif pres şeklinde bastırarak alınır.
Besinlerde vitamin A: A vitamini içeren besinler; hayvansal ve bitkisel olarak iki gruptadır. A vitamini içeren hayvansal besinler; balıkyağı, yumurta, süt, tereyağı, peynir, karaciğer.
A vitamini içeren bitkisel besinler; yeşil sebzeler A vitamini deposudur. Havuç, ıspanak, lahana, brokoli, biber ve koyu yeşil sebzeler arasındadır. Portakal, kayısı, şeftali gibi meyveler A vitamini içerir. Bu besinleri tüketirsek ihtiyacımız olan A vitamini karşılayabiliriz.
Sağlıklı, kırışıksız güzel bir cilde sahip olmanın yolu, cilt ve vücudumuzun ihtiyaçlarını bilir kişilere danışarak, doğru seçimlerle hem vücut sağlığınız hem de cildinize uyum sağlayan ürünleri belirlerler. Doğru ve iyi nemlendirilmiş bir cildin yanı sıra sağlıklı iyi beslenmiş bir vücut dış görüntüsüyle sağlık ve güzellik fışkırır.
Yanlış veya eksik beslenen ve bunun yanı sıra aşırı stresli kişilerin cildi bu eksilmeleri derhal yansıtır. Bunu da görmemiz mümkün.
Sağlıklı ve Güzellik dolu günler dileği ile….
Read more ...

Çilek Kalbe İyi Geliyor



İtalyan ve İspanyol bilim adamlarının yaptığı ortak araştırma, çileğin, kalp hastalıklarında önemli bir risk faktörü olarak kabul edilen kolesterol üzerindeki faydalı etkisini ortaya koydu.

İtalya'daki, Università Politecnica delle Marche (UNIVPM) üniversitesiyle, İspanya'daki, Salamanca, Granada ve Seville üniversitelerince yapılan araştırma, çileğin kandaki toplam kolesterolü, kötü kolesterol olarak da bilinen düşük dansiteli lipoprotein (LDL) ve trigiliseritleri önemli oranda düşürdüğünü gösterdi.
ÇİLEK KOLESTEROLÜ DÜŞÜRDÜ
Bilim adamlarının 23 sağlıklı katılımcı üzerinde yaptığı araştırma, bir ay süreyle günde yarım kilo çilek yiyenlerin kanındaki toplam kolesterol miktarının 8,78 oranında düştüğünü ortaya koydu. Araştırmada ayrıca, katılımcıların kanındaki LDL oranında yüzde 13,72 ve trigiliseritlerin miktarında da yüzde 20,8'lik azalma olduğu saptandı. Bilimsel çalışma, çilek yemeği kesen katılımcıların kan değerlerinin 15 gün içinde tekrar eski seviyelerine döndüğünü gösterdi.

UNIVPM araştırma görevlisi Maurizio Battino başkanlığında yapılan araştırma, Nutritional Biochemistry adlı bilimsel dergide yayımlandı.
SIRRI KIRMIZI RENGİNDE
Battino, yaptıkları bilimsel çalışmanın, çileklerdeki biyoaktif bileşiklerin, kalp hastalıklarının varlığı kabul edilen işaretleri ve risk faktörlerine karşı koruyucu etkisini ortaya koyan yayımlanmış ilk araştırma olması bakımından önem taşıdığını vurguladı. Araştırmacılar, çilekteki faydalı etkilere yol açan bileşiğin hangisi olduğuna ilişkin henüz elde net bir delilin bulunmamasına karşın, "tüm işaretlerin ve epidemolojik çalışmaların, bitkilere kırmızı rengini veren bir renklendirici olan antosiyaninleri gösterdiğini" belirtti.

Araştırmanın, çileğin, ultraviyole radyasyonuna karşı koruyucu etkisi bulunduğu, alkolün mide mukozasına verdiği zararı azalttığı, alyuvarları güçlendirdiği ve kanın yaşlılığı geciktirme yeteneğini iyileştirdiğine ilişkin daha önceki bilimsel çalışmaları da teyit ettiği bildirildi.
Read more ...

21 Şubat 2014 Cuma

Artık Kendinize Sağlık Ve Zindeliği Hediye Edin

Çoğumuz, önemli kararlar almak ve yeni başlangıçlar yapmak için yeni bir yılı fırsat olarak değerlendiririz. 

Uzm. Dr. İlker Solmaz, “Geçmiş yıllarda hayatınızda bir türlü yer veremediğiniz spora ve doğru beslenmeye yeni yılda yer vererek 2014’ü sağlıklı ve zinde bir hayatın miladı kabul etmeniz kaliteli ve mutlu bir hayatı da beraberinde getirecektir. Sağlığınız için nereden dönerseniz kardır” diyerek, yeni yılla birlikte sağlıklı ve mutlu bir hayata başlamak isteyenler için önemli açıklama ve tavsiyelerde bulundu.

Spora ve Egzersize Yeni Yılda Zaman Ayırın
Sporsuz geçen her günün kas ve iskelet sistemini zarara uğrattığını belirten Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. İlker Solmaz, “Spor, yaşamınıza sağlıklı ve aktif yıllar ekler. Düzenli egzersiz yapmak, kas ve iskelet sisteminizi forma sokar ve zaman zaman gelen nedeni bilinmeyen ağrılarınızın son bulması sağlar. Ayrıca düzenli spor ve egzersiz yapan birey kendine güvenen, günlük stresten arınmış bir kişi haline gelir. Yeni yılı, yeni bir başlangıç kabul ederek geleceğinize yapacağınız en büyük yatırım egzersiz ve sağlıklı beslenme olacaktır. Ağrısız bir gelecek bununla mümkündür.” önerisinde bulundu.

Eklem Ağrılarına karşı Tam Tahıllı Gıdalar Tüketin!
Günlük hayatta sıkça rastlanan eklem ağrılarının önüne sporun yanı sıra sağlıklı ve doğal gıdalar tüketilerek geçilebileceğinin de altını çizen Uzm. Dr. İlker Solmaz, “Beyaz unlu mamulleri hayatınızdan çıkartarak, tam tahıllı; “kepekli ekmek, yulaf ezmesi ve kahverengi pirinç” gibi gıdaları daha fazla tüketmelidir. Tam tahıllı besin grupları inflamasyonu azaltarak eklemleri sağlıklı tutmaya yardımcı olur ve sindirimin kolaylaştırır” dedi.

Yeni Yılda Sağlıklı Ve Zinde Bir Hayata Sayfa Açmak İsteyenler İçin Uzman Dr. İlker Solmaz Şu Önerilerde Bulundu:

1. Kafeinli içecekler kemiklerdeki kalsiyum oranını düşürerek idrarla magnezyum atılmasına neden olur. Gün içerisinde Türk kahvesi, çay, kola gibi içecekler, olabildiğince az tüketin.

2. Eklem ve kemiklerdeki dejenerasyonları önlemek ve kemik dokusunun korunması adına, elma sirkesi ve asma yaprağını magnezyum, silfür fosfat, demir gibi birçok minerali içerdiği için yemeklerde sıkça bu besinlere yer verin.

3. Kemik gelişiminde olumlu katkı sağlaması, eklemlerin tamirini ve onarımını gerçekleştiren Kelle Paça çorbasının, yapısında bulunan sığır jelatini %99 protein içerdiğinden eklem ağrılarından şikayetçi olanlar bu gıdaları sıkça tüketmelidir.

4. Tam tahıllı besin grupları inflamasyonu azaltarak eklemleri sağlıklı tutmaya yardımcı olur ve sindirimin kolaylaştırır. Beyaz unlu mamulleri hayatınızdan çıkartarak, tam tahıllı gıdalar “kepekli ekmek, yulaf ezmesi ve kahverengi pirinç” gibi gıdaların daha fazla tüketin.

5. Düzenli egzersiz yapmak kas ve iskelet sisteminizi forma sokar ayrıca zaman zaman gelen nedensiz ağrılarınızın son bulması için düzenli egzersiz ve spor yapın.

Read more ...

5 Soruda Grip

Son günlerde salgın haline gelen ve çocuk yaşlı demeden yatağa düşüren griple sürekli karıştırılan soğuk algınlığı arasındaki farkları ve griple ilgili merak edilenleri Hisar Intercontinental Hospital Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Alkan’a sorduk…

1. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki fark nedir?
Her ikisi de solunum yolu hastalığıdır; ancak bunlara farklı virüsler neden olur. Grip burun, boğaz, bronş ve muhtemelen akciğerler dahil solunum sistemini bozar. Soğuk algınlığı ise sadece üst solunum yolunu etkiler. Bu nedenle gribin ateş, vücut ağrıları, yorgunluk gibi belirtileri soğuk algınlığına göre daha şiddetlidir. Gribin başlıca belirtileri ateş, yorgunluk, vücut ağrıları, titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve öksürüktür. Öksürük bronşları tahriş edecek kadar yoğun değildir. Hastalığın en kötü günleri ilk 3-4 gündür. İstirahat ile 7-10 gün arasında geçer. Ancak hastalığın ardından birkaç hafta boyunca yorgunluk hissedebilirsiniz. Grip ilk 24-72 saat arasında bulaşıcı hale gelir. Bu nedenle hasta olsanız bile fark edemeyerek virüsü diğer sağlıklı kişilere de bulaştırabilirsiniz. Grip olduğunuzda lütfen hekiminize başvurmadan ateş düşürücü ilaçlar ya da antibiyotikler kullanmayın. Ateşlendiğinizde mutlaka istirahat edin; böylece daha hızlı toparlanabilirsiniz.

2. Grip için en iyi tedavi nedir? Antibiyotik almam gerekir mi?
Grip için tek bir "en iyi" tedavi yoktur, ancak semptomları azaltabilir birçok yolu vardır. Reçeteli ilaçlar grip belirtileri ilk ortaya çıktığı zaman alındığında hastalık süresini kısaltabilir. İlaçlar özellikle ilk 48 saat içerisinde alındığında hastalığın ilerlemesini engeller. Soğuk algınlığı ve grip ilaçları ateş, ağrı, burun tıkanıklığı, öksürüğü azaltma gibi konularda size yardım edebilir; ancak onlar gribi tamamen tedavi etmez; sadece bu süreci daha rahat atlatmanıza yardımcı olabilir. Dekonjestanlar burnun şişmiş mukozalarını küçülterek nefes almanıza yardımcı olur. Ayrıca tuzlu burun spreyleri de açık solunum yollarına yardımcı olabilir. 

Öksürük preparatları, su ve meyve suları ile birlikte, öksürük yatıştırmaya yardımcı olabilir. 4 yaş altındaki çocuklarda mecbur kalmadıkça öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları kullanılmamalıdır. Çocuğunuz 4 ve 6 yaş arasında ise, herhangi bir ilaç vermeden önce doktorunuza danışın. 6 yaş üzeri çocuklarda semptomları hafifletmek için hekiminizin önerdiği ilaçları kullanabilirsiniz. Vücudunuzdan su kaybını önlemek için bol bol sıvı tüketin. Bu aynı zamanda burun mukozanızı da rahatlatır. 

Kahve, çay, kola gibi kafein içeren içecekleri sınırlayın. İştahınızın durumuna göre hareket edin. Eğer gerçekten aç değilseniz, beyaz pirinç ya da et suyu gibi basit yiyecekleri yemeyi deneyin. Antibiyotikler grip ya da soğuk algınlığı tedavisine yardımcı olmayacaktır. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Grip bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir ve bakteriyel enfeksiyonlar için kapıyı açabilir. Bu nedenle gribiniz giderek kötüleşiyorsa bir hekime başvurun. Bakteriyel bir enfeksiyon geçiriyor olabilirsiniz. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekli olabilir.

3. Ne zaman doktora gitmeliyim?
Belirtiler şiddetliyse, toparlanacağınıza daha da kötüye gidiyorsanız, ateşiniz düşmüyorsa mutlaka hekime başvurun. Grip gibi başlayan ve başka bir hastalığa dönüşen bir duruma girmiş olabilirsiniz. Eğer bu belirtilerden herhangi biri varsa, hemen bir doktora görünün:
• Nefes alma zorluğu
• Kalıcı ateş
• Kusma
• Ağrılı yutma
• Kalıcı öksürük
• Kalıcı tıkanıklık ve baş ağrısı

4. Grip aşısı gribe neden olabilir mi?
Grip aşısı ölü virüslerden yapılır ve sizi grip yapmaz. Ancak, aşı vücudun bağışıklık yanıtı tetikleyebilir, böylece kas ağrısı ya da düşük dereceli ateş gibi birkaç hafif belirtileri olabilir.

5. Neden insanlar grip hakkında bu kadar endişeli? Gribi önlemek için ne yapabiliriz?
Grip virüsü akciğerler bulaşabilir ve zatürre gibi ciddi bir enfeksiyona neden olabilir. Grip zatürreye dönüşmeye başlarsa, bu hastanede tedavi gerekebilir. Alerjisi olanların gribe yatkınlığı yoktur. Ancak alerjiler, gribin astım, zatürre gibi hastalıklara dönüşmesini tetikleyebilir. Bu nedenle özellikle yaşlılar, hamileler, bebekler ve kronik sağlık problemleri olanların daha dikkatli hareket etmeleri gerekir. Grip ve soğuk algınlığına neden olan virüsler virüslü kişinin öksürmesi ya da hapşırmasıyla ortaya çıkan damlacıklar yoluyla yayılır. Grip ve soğuk algınlığından korunmak istiyorsanız;

• Öksürürken ya da hapşırırken yüzünüzü kolunuzun içiyle kapatın.
• Hapşırırken ya da öksürürken ağzınızı elinizle değil; kağıt bir mendille kapatın ve mendili hemen çöpe atın.
• Ellerinizi gözlerinize, burnunuza ve ağzına götürmeyin. Bu vücuda giren mikropları önler.
• Ellerinizi sık sık yıkayın. Eğer suya erişiminiz yoksa alkol bazlı bir dezenfektan kullanın.
• Çevrenizdekilere doğru öksürmeyin, kafanızı başka bir yöne çevirin.
• Telefon, klavye gibi ortak kullandığınız yüzeyleri dezenfekte edin. Virüsler bu yüzeylerde 8 saat yaşayabilirler.
• Soğuk algınlığı ve grip sezonunda kalabalıktan uzak durun.
• Her yıl grip aşısı olsun. Aşılar size % 100 koruma vermez; ancak hastalığı önlemenin en iyi yoludur.
• Bağışıklık sistemini besleyen koyu yeşil, kırmızı, sarı sebze ve meyveler tüketin.
• Düzenli egzersiz yapın. Egzersiz yaptığınız halde hasta olabilirsiniz; ancak hastalık daha az şiddetli belirtiler gösterir ve daha çabuk iyileşir. Aerobik, yürüyüş gibi düzenli egzersizler bağışıklık sistemini güçlendirir.
Read more ...

Modanın hiçbir zaman değişmeyen kuralları

Her daim şık olmayı kim istemez. Ancak bunun zahmetli bir iş olduğunu düşünüyorsanı yanılıyorsunuz. Çok küçük detaylara dikkat ederek siz de her daim şık olabilirsiniz.

Modacılar her yıl favori olan kıyafetleri, ayakkabıları ve aksesuarları belirlese de şu gerçeği unutmamalısınız; her kadın kendisinin modacısıdır. Ancak kendi tarzınızı yaratırken de modanın hiçbir zaman değişmeyen kurallarına dikkat etmekte fayda var.
       
RENK VE DURUŞ
Tek renklilik, kurtarıcınız olabilir. Tepeden tırnağa aynı renkte giysiler giyerseniz, uzun, bölünmemiş bir çizgi illüzyonu yaratmış olursunuz. Bu da sizi daha ince gösterir ve kusurların daha az göze çarpmasını sağlar. Siyah, devetüyü, krem, koyu kahve gibi nötr tonları kullanmayı tercih edin.

BEDENİNİZE UYMALI
Vücudunuza çok büyük (uzun, bol tişört ya da elbiseler gibi), ya da çok küçük (kısacık, üzerinize yapışan tişörtler gibi) gelen giysiler, sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterir. Bu nedenle kendi bedeninizde uygun giysiler satın alın. Böylece vücut hatlarınız daha ölçülü biçimde ortaya çıkar.

YAPIŞKAN DEĞİL, AKIŞKAN
Giydiğiniz kumaşlar ikinci bir deri gibi üzerinize yapışmamalı, yapışmadan sarmalı. Jean gibi sert kumaşlar çıkıntıları toplayıp saklarken, poplin ve keten gibi daha az sert kumaşlarda fazlalıklar pörtleyebilir. Çok ince kumaşlarsa en tehlikelisidir. Hem iç gösterebilir, hem de vücuttaki çıkıntıları iyice ortaya serer. Böylece “Güzel olayım” derken daha da kötü bir hal alabilirsiniz. Bu nedenle kıvrımlı bir şekilde inen, yapışmayan ama akışkan duran kumaşları tercih edin.

PANTOLON ALIRKEN
Kıyafetler arasında pantolonlar önemli bir yer tutar. Bu nedenle pantolon seçimi de önemlidir. Pantolonda en iyi görüntüyü elde etmek için büzgüsüz ve pilesiz pantolonları tercih edin. Çünkü bunlar sizi daha göbekli gösterir. Ayrıca göbek deliğinizin yaklaşık 2.5 santim aşağısında biten, az düşük belli ve paçaları hafif geniş pantalonları da giyebilirsiniz. Pantolon paçalarının hafif geniş olması kalça genişliğini dengeler.

ETEK KİLOYU ÖRTER
Etek alırken kilonuza çok dikkat etmeniz gerekir. Özellikle etekler büyük popolarla tombik göbekleri gayet şık bir biçimde kamufle eder. Eteklerde diz hizası uzunluğunu tercih edin. Çünkü diz hizasındaki etekler bacaklarınızın en iyi şekilde görünmesini garantiler. Kısa boylular ise uzun etek giymemeli

Read more ...

Aşk için 5 büyük yalan

Eğer ilişkinizin yolunda gitmesini istiyorsanız yanlış inanışlardan uzak durmalısınız.

1- Romantizm şart               
Eğer "Beni sadece romantik bir ilişki mutlu eder" diye bir bakış açısıyla hayata bakıyorsanız, daha çok bakakalırsınız. Çünkü romantizm, her koşulda, her durumda, hayatın her döneminde insanı mutlu edemez.

2- Yıllar boyu ihtiras                                
Bir ilişkide yakınlık, sevgi, saygı, güven, uyum gibi kavramlarla aşk, ihtiras gibi kavramlar bir arada yürütülemez. Eğer aynı heyecanı, aynı aşkı 30 yıl sonra da yaşadığınızı söylüyorsanız, yalan söylüyorsunuz. Mutlu olmak için ilişkiyi olduğu gibi kabul etmek daha doğru.

3- Aşkın tek sahibi             
Tek bir "aşk" veya "sevgi" biçimi yoktur. İnsan her şeye aşık olabilir. Aşk zamanla şekil değiştirir. Bir çocuk için aşk, el ele tutuşmayı çağrıştırırken, bir genç için cinselliği çağrıştırabilir. Bu nedenle ilişkinizi birtakım "kurallara" veya "kalıplara" oturtmaya çalışmayın.

4- Teknik takıntısı                      
"Her işin bir tekniği var canım. Kitapta okumadın mı?" diyenlerdenseniz, ilişkiniz çoktan bitmiş demektir. Her adımınızı kitaplara göre atmaktan vazgeçin. Herkes için geçerli olan belli kalıplar, kurallar yok. Bunlar yalan!

5- Hayranlık iddiası
Bir insan, partnerinin her şeyine asla hayran olamaz. Onun 1-2 huyundan nefret ediyorsunuzdur. Yoksa, diş macunu tüpünü tam ortasından sıkma veya kredi kartıyla bol bol alışveriş yapma gibi huyları ona daha fazla hayran olmanıza neden olur.

Read more ...